Skip to content

SATILIK DANS

Dance-for-Sale-b

Meral Harmancı

İstanbul geçtiğimiz günlerde Grupo Oito’nun Dance For Sale adlı işleriyle renklendi. Soğuk geçen Ekim ayının 14, 15 ve  16. günlerinde İstanbulluları danslarıyla ısıtan grubun performansları oldukça ilginç. Kadıköy İskele Meydanı, Sultanahmet Meydanı ve Bebek Parkı’nda icra edilen performanslar temel olarak dansın bir tüketim nesnesi olarak düşünülüp düşünülemeyeceği sorunsalı üzerinden bir denemeye girişerek işe başlamış. Performansın iki ana bölümü var. Birinci bölüm kamusal alanda herkese açık olarak icra edilen bir dansı kapsarken; ikinci bölüm,  ücretleri izleyicisi tarafından belirlenen, ancak mutlaka satın alınarak izlenebilen kısa kısa performanslardan oluşmakta. Bu kısa performanslar için ise bir menü hazırlanmış. Böylece izleyiciler menüden izlemek istedikleri performansı seçip ücretini ödeyerek günlük yaşamlarında sanatsal bir tüketim nesnesini de deneyimleme imkânı buluyorlar.

Performans meydanlara kurulan çadırlar etrafında kamusal katılıma açık olan bölümün icra edilmesi ve civarda bulunan kimselerin davet edilmesiyle başlıyor. Sultanahmet Meydanı’nda izleme imkânı bulduğum dış mekân performansı parmak uçlarıyla birbirlerinin bedenlerine dokunan ve bu yolla iletişim kuran bir grup dansçının icrasıyla başlıyor. Oradan geçmekte olan insanlardan bazıları bu iletişim dilini çabucak kavrayarak performansçıların yanında hatıra fotoğrafı çektiriyor, elbette bu çekim sırasında parmak uçlarını dansçılara değdirmeyi ihmal etmiyorlar. Derken yoldan geçmekte olan 17/18 yaşlarındaki bir genç parmak uçlarıyla dansçılara dokunarak performansa dâhil oluyor, yüzünde gülücüklerle dâhil olduğu bu süreçten nasıl çıkacağına dair esprili bir endişe dile getirdiğinde; yüksek sesle dışarıdan bağırarak kendisine keyfine bakmasını tavsiye ediyorum. Bunun üzerine bu gencimiz beni de davet ediyor içinde bulunduğu dans sürecine; ancak maalesef menüden seçtiğim performanslardan biri başlamak üzere olduğundan çadıra girmek ve içerde ayaküstü yarım ekmek döner misali satılan işi izlemek durumunda kalıyorum. Birinci bölümün en güzel özelliklerinden biri tüm farklılıkların yok olduğuna ve birbirine yabancı bedenler arasında gerçek bir iletişimin kurulmasına tanıklık edilmesi. Kökeni, cinsiyeti, tercihleri ne olursa olsun herkesin parmak ucunu diğerinin bedenindeki bir noktaya dokundurarak kurduğu bu iletişim biçimi tüm çatışmaları kısa bir süre için bile olsa yok ediyor. Elbette tüm bunlar olup biterken yoldan geçmekte olan bir hacı amcanın ya da teyzenin yadırgayan bakışlarına tanıklık etmek de çok mümkün ama tabloya olumlu tarafından bakmak da benim tercihim olsa gerek.

Gelelim satılan kısa dans parçalarına… Her biri ayrı bir konsept üzerine kurulu olan performansların bazıları tek kişilik, bazıları ise iki ya da üç kişilik. Kanto, Kokla, 2×2, Nata, Gülümse gibi kısa danslarda küçük bir çadır içinde gerçek bir gösterinin nasıl yapılacağının örneklerine tanık oluyoruz. Bedenler birbirine dolaşıyor; küçücük mekân, oluşturulan imgelerle bir anda büyüyor ve son derece renkli işler sunuluyor. Dans içimizi ısıtsa bile havanın soğukluğuna yenik düşen bedenimle tüm parçaları izleme olanağını kaçırıyorum. Ancak yine de gördüklerimi göreceklerimin teminatı olarak kabul edip işlere dair kafamda oluşan soruları paylaşmakta yarar görüyorum. Şöyle ki, dans gerçekte bu şekilde mi sunulmalı, bir tüketim nesnesine mi dönüşmeli, kapitalist yaşam biçiminin sürdürücü bir unsuru haline mi gelmeli? Ya da diğer bir açıdan; kitleler için dans sokaklara mı inmeli, iş çıkışı yolda ayaküstü gidilebilir bir hal mi almalı, etrafı metalarla çevrilen bedenleri ısıtarak onlara bir ruha sahip olduklarını mı hatırlatmalı? Bu soruları cevaplandırmak zor olsa bile; kapitalizm içinde zaten ücret karşılığı izlemek zorunda kaldığımız performansların toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan ve yaşam koşulları altında ezilen tüm emekçilerin de ulaşabileceği bir boyuta taşınması fikrini önemsediğimi söyleyebilirim.

No comments yet

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: