Skip to content

Posts tagged ‘Jérôme Bel’

Jerome Bel ile Popüler Müzik Eşliğinde Rakı Sofrası…

Hande Topaloğlu

Jerome Bel’in çağdaş koreografi sahnesinde önemli bir yer kazanan eseri The Show Must Go On (Şov Devam Etmeli), yerli bir kadro ile İstanbul’da iki gün boyunca seyiriciyle buluştu. Bu buluşma –önceden deneyimlediklerimizden farklı olarak- seyirciyi seyircilikten, performansçıyı bakışın nesnesi olmaktan çıkaran gerçek bir buluşmaydı.  Jerome Bel’in dediği gibi, performansa açılan “delikler” [1] sayesinde izleyiciye oturduğu koltuğu dar getiren, bilindik edilgen/sessiz seyirci algısını alt-üst eden farklı bir iş deneyimliyoruz. Read more

Advertisements

Show me a little bit of your dance

Theresa Steininger

Can you show me a little bit of what your dance is like? This question, posed once by the French choreographer Jerome Bel to the Thai dancer Pichet Klunchun, then vice versa, is the base of the piece “Pichet Klunchun and Myself”  by Bel. The two performers sit on chairs profile to the audience, facing each other, Bel with pen and paper in hand, when asking Klunchun to present first himself and then elements of Khon dance. Klunchun, dressed all in black and barefoot, rises his foot and stamps loudly, presents arm movements, explaining the differences between the port de bras of the four main characters when being asked by Bel. While watching, Bel often frowns, looks and asks naively as a child, sceptically. Together with Bel, the audience learns about how to show grief and death on a Thai stage, walking slowly and drawing tears on the face with the finger. The spectators are shown how to distinguish between prince and princess and how the feeling „relaxed“ is presented through a headmovement forming an eight. Bel asks the questions we would probably pose ourselves. Playfully, Klunchun includes Bel into his presentation when having him being the one to die when Klunchun shoots an arrow in his direction.

After an hour, the vice-versa-version starts. Now it is Klunchun´s turn to question, what are strong elements of Bel´s performances. When Bel shows him as scene in which he does not do more than looking at the audience, Klunchun openly expresses his disappointment. Bel goes on describing that he does not want to represent something on stage, but to show the audience reality. When then showing death on stage in his interpretation, Bel does karaoke with „Kiling me softly“ and finally drops on the floor. To this, he can relate, says Klunchun, when telling about his mother dying softly.

Throughout the piece, Bel and Klunchun also aim to point out the differences in their cultures, finding very little parallels like the role of the king in the development of the dance, but huge opposite opinion as on getting married before having a child. Still, most of the time is dedicated to exploring and trying to understand the other´s style.

a review i wrote 5 years ago on bel/ klunchun

Maxime Fleuriot

Comments (and critics) are most welcomed :


SOFA – Août 2005

Made in Thailand de J.Bel et Pichet Klunchun

(Présenté à Montpellier Danse et au Festival d’Avignon)

La pièce cosignée par Pichet Klunchun, danseur traditionnel thaïlandais, et Jérôme Bel est le résultat d’une commande passée au chorégraphe français. Tous deux ont décidé de mettre en scène leur rencontre initiale et de révéler l’abîme culturel qui les sépare. L’un est bouddhiste, pratique le « khon », la danse des masques – l’autre répugne à toute technique dansée et questionne les attentes du public. Le spectacle brode et s’amuse autour du thème de l’impossible rencontre (« c’est fou ce que nous sommes différents »). Mais sous couvert de donner la parole à l’autre, Bel orchestre toute la progression du dialogue et assène à son partenaire une leçon de choses sur les bienfaits de son esthétique avec des arguments pas vraiment convaincants. Le chorégraphe français prétend notamment défendre une position politique parce que sa danse pourrait être réalisée par n’importe qui ! Au lieu de répondre à la seule question qui ait quelque peu d’intérêt – pourquoi Bel refuse la danse – celui-ci s’en tient tout le long à une ironie divertissante. A contrario le corps de Pichet Klunchun est pleinement investi lors des trop rares passages dansés de la pièce. Ses mouvements de main sont exécutés avec une précision d’orfèvre. Le contraste entre les deux danses – celle du bouddhiste respectueux de son roi et celle du français athée et rebelle – propose une piste de réflexion intéressante : on aurait la danse de ses convictions religieuses et politiques. Dommage que la pièce se contente d’effleurer la question.

Jérôme Bel Gibi Çağdaş Koreografları Anlamak Adına Yapısalcılık Sonrası Felsefe Üzerine Bir Ders (Ve Neden Siz Önemlisiniz)

Gurur Ertem

“Düşünüyorsunuz, öyleyse varım”.

Ivana Müller, Under My Skin

Jérôme Bel, son on yılın en beyin bulandırıcı/dolandırıcı ve en fazla taklit edilen koreograflarından biri oldu. Avrupa çağdaş dans alanında şu anda “kavramsal dans” gibi tuhaf adlandırmalar altında dolaşımda olan ve Bel’inkine benzer koreografik sorgulamarı paylaştığı iddia eden yaklaşımları kategorik olarak haz duyulması gereken eserler olarak lanse etmek istemesem de, Bel’insorgulamalarını ve dans alanında neyin neden yaptıldığına dair tutarlı bir kurnazlık ve zekâ içersinde vücuda getirdiği eserler önünde eğilmek gerektiğini itiraf ediyorum. Read more

A Lecture on Post-Structuralist Philosophy to Understand Contemporary Choreographers like Jérôme Bel (and Why You Are Important)

Gurur Ertem

You think, therefore I am
Ivana Müller, Under My Skin


Bel has been an influential choreographer for the last decade, and probably the most imitated one, as someone who in some ways, set up a “fashion”. Although I do not invite anyone to enjoy categorically his counterparts in the so called “conceptual dances” which circulate in Europe nowadays which explore similar choreographic concerns (or claim to do so), I bow down to Bel who is quite successful in making his statements concerning common-sensical ways of “doing dance” clear in a simple, craft-ful, cunning and enjoyable way – even when it implies doing absolutely nothing.

Read more

Bedenin Hafızası – Arşiv olarak beden: Shirtologie (Jérôme Bel)

Gurur Ertem

“Herkes tişört çıkarabilir. Üstelik, komik bile değil!”

Kibirli bir seyirci,

Royal Opera House Clore Stüdyosu, Londra

Jérôme Bel Shirtologie’ de kimi diğer işlerinde olduğu gibi “ad koymanın” kudreti ile her tarafa yayılmışlığı ve çeşitli sözdizimsel oyunlar üzrerinde ısrar ediyor. Dilin bedeni oluşturan diğer organik, anatomik, duyusal olan unsurlar kadar bedene nüfuz etmiş olan ve dolayısıyla maddeselliğine katkıda bulunan bir gerçeklik olduğunu öneriyor.

Shirtologie beden ve dilin birbirleriyle içiçe geçerek öznelliği nasıl oluşturduğunu gösteriyor. “Dansçı” Frédéric Seguette, bir striptizci edasıyla sessiz ve davetkâr, üç bölüme ayrılmış bu yirmibeş dakikalık solo boyunca üzerinde çeşitli logolar, sloganlar ve reklamlar bulunan kat kat tişörtü lahana soyar gibi bir bir çıkarıyor. Toplumsal hafıza ile kişisel tarihçenin kesişim noktasının “vücut bulduğu” bu soloda, dansçının bedeni çok katmanlı bir “yazıtlar yüzeyinin” mürsel mecazı olarak ortaya çıkıyor. Foucault’nun bedeni “olguların [kazınarak] yazıldığı (dil tarafından izi sürülen ve fikirlerle kovalanılan bir yüzey, ayrışık (özsel bir bütünlük illüzyonunu benimseyen) bir benliğin zemini ve daimi bir çözünme içersinde bulunan bir hacim olarak tasvirini hatırlatıyor.[1] Read more