Skip to content

Müziğin Hafifliği

Thierry de Mey’den “Light Music”

Aylin Kalem

Besteci ve film yönetmeni Thierry de Mey özellikle Anne Teresa de Keersmaeker’in Rosas danst Rosas adlı çalışmasının film versiyonunun yönetmeni ve bestecisi olarak dans camiasında biliniyor. De Keersmaeker dışında Wim Vandekeybus ve kardeşi Michèle Anne de Mey’in çalışmalarına da katkıda bulunmuş minimal yaklaşımıyla dikkat çeken bir sanatçı.

“Light Music” harekete duyarlı teknolojiler sayesinde bilgisayar yoluyla üretilen görsel bir müzik performansı. Hızölçerler sayesinde hareket ses üretirken aynı zamanda da hareketi işlenmiş görsel malzeme olarak görebiliyoruz. Bedenin sese ve görsele entegre edilmesi fikri 60lardaki performans sanatı işlerini de hatırlatıyor. Jackson Pollock’ın “action painting”leri gibi jestlerinin izlerini görsel malzemeye bırakıyor.

“Light Music”te hareket arayüze dönüşüyor. Hareketin detaylı ölçümü sayesinde basit bir hareket değişimi sessel olarak büyük farklar yaratabiliyor. Duyular arası ilişkinin de altı çiziliyor. Beden hareketi yoluyla ses ve görsel malzeme arasında doğrudan ilişki kuruluyor: görerek duymak ya da duyarak görmek arasındaki oyunsallık vurgulanıyor.

“Light” ingilizcede hem ışık hem de hafif anlamına da geldiğinden müziğin herhangi bir müzik enstrümanıyla değil sadece bilgisayar yoluyla üretildiğine de atıfta bulunuyor. Müzik ışıkla üretiliyor, görsele çevrilerek hafifletiliyor.

Nasıl bir orkestra şefinin el, kol ve üst-beden jestleri orkestra üyelerinin enstrümanlarını çalmalarında yol göstererek bir müziğin oluşmasını sağlıyorsa, burada da yine jest bu kez bilgisayardan ses üretilmesine neden oluyor. Bir yandan sahnede bulunan beden bir orkestra şefine benzetilebileceği gibi diğer taraftan da müziğini icra eden bir solo müzik performansçısı olarak da algılanabiliyor.

Bu çalışma ilk elektronik müzik aleti olarak kabul edilen 1919 tarihli teremin’i de hatırlatıyor. Manyetik alan oluşturarak icracının boşlukta elini gezdirmesiyle oluşan ses… Ya da 80’lerde bilgisayar yoluyla hareketin algılanarak üretildiği müzik sistemi olan David Rokeby’nin VNS (Very Nervous System) adlı enstalasyonu… “Light Music” ise hareketi ışıkla algılayıp görsele dönüştürerek müziği oluşturmasıyla pek çok seviyede anlam üretiyor.

İmajlar hareketin sürecinde bir derinlik de sunuyor. İmajlar sese bağlı olarak karanlıkta yavaşça yok olurken her yeni ses/jestin gelişiyle ortaya çıkan net imajlar görsel malzemeye de zamansallık katıyor. Ses görsel yolla uzayda mekân oluşturuyor.

Thierry de Mey “SILENCE” kelimesini oluşturan harfleri de jestlerle çizerek sanki sesi sessizlikte de algılamayı öneriyor. En sonunda ise Nietzsche’nin bir sözünü el hareketleriyle adeta dilsiz alfabesi gibi resmederken bunun görsel karşılığını da dramatik bir jest olarak projeksiyonda görüyoruz. You need chaos in your soul to give birth to a dancing star (Dans eden bir yıldız oluşturmak için ruhunda kaos olması gerekir) sözüyle performans sona eriyor.

No comments yet

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: